firat

Fırat uykusuz

Onu hepimiz Uykusuz‘daki Uğur Gürsoy‘un çiziktirdiği karakter olarak biliyor ki o artık bizim çarşamba gününü iple çekmemize neden olan bir karikatürden çok fanı yaptı bizi. Böyle ufacık topalak bi tip. Kocaman annesi, hayali arkadaşı falan acayip bi uyum içerisinde seyrindeyiz. Bir de blog yaptım kendisine sevenleri görsün diye. yeak yea diyerekten bildiririm :)

Fırat Karikatürleri * Blog


toplum tarafindan kabul gormemenin tesellisi

Sokrates

 

 

sokrates’in enine boyuna anlattığı bir felsefenin ürünü.

kişinin şüphe uyandırmamak ve dışlanmamak için nasıl davranması gerektiğine ilişkin olarak her toplumun kendine göre anlayışlarının var olduğu bilinir. öyle ki sağduyu nasıl giyinmemizden tutun da kimlere saygı duymamız gerektiğini, hangi etiketlerinde peşinden koşmamıza kadar her şeyi kapsayarak pragmatist olarak yaklaştırmayı amaçlar. en azından sokrates böyle der.

tezine şöyle devam eder;

” herkesçe kabul edilen düzeni sorgulamaya başlamak, garip, huysuz, aksi hatta saldırgan diye nitelenmenize yol açacaktır. antik yunanlardaki tanrı inancının bu kadar eleştirisiz olması da buradan gelir. ”

sokrates bunları söyledikten sonra kendisini sözde destekleyen arkadaşları tarafından dava edilmiş ve zehir içirilerek öldürtülmüştür. herneyse konu dağılmasın.

toplum içinde doğruluğu ve kesinliği(!) su götürmez bir gerçek(!!) olarak bilinen kuralları, formları, düşünce sistemlerini sorgulamak, yeniden inşası için fitili ateşlemek hep yanlış anlaşılmıştır. topluluk içerisinde var olan dinamikleri sorgulamak etiket sahiplerini rahatsız etse de olay sorgulamadan ve eleştiriden geçer. neden dibine dek eleştiriririz de kesin yargılar getirmeyiz? neden bok atmayız da kulağını çekeriz? toplum tarafından en azından bağlı bulunduğunuz toplumda otorite sahibi olanlara karşı sivri oluruz da kabul görmediğimizde yadsımayız? çünkü doğru olan budur. sorgulamazsan doğru ve haklıyı bulamazsın.

” bu ortamın kurallarını sorgulayıp, işleyişini bozmayalım ” diyerek işin içinden sıyrılamaz insan. hala bir açıklama yapmıyor ya da yapamıyor olmanın dayanılmaz sukuneti sarar bedeni de kendini yetersiz hissetmenin tesellisini benimseyemez. montaigne okumak da zor iş tabi…

(bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya )


Burjuva Demokrasisi

Karl Marx

karl marx‘ın anlattığı proleter demokrasisi‘nin kurulmasına engel teşkil eden, baskın ve kapitalist sistemin ekmeğini yediği demokrasidir. marx burjuva demokrasisini, zenginler için cennet, sömürülen yoksul ve emekçi sınıf için ise bir aldatmaca ve tuzaktır. kapitalizmin demokrasi anlayışı da budur zaten. sistemlerinin sürekliliği burjuvazinin nüfuz ettiği her alanda olduğu gibi demokrasiyi de pençesinin altına alır. bu sayede adalet ve haklar kesin ve su götürmez gerçeklerle(!) korunmuş olur.

düzenin bozulması halinde, sömürülen sınıfın bu demokrasiyi(!) yırtıp atması durumunda, kölece davranma güdümünden uzaklaşması durumunda çığırtkanı oldukları demokrasi bir anda işçi ve halk üzerine askerlerin yollanmasına akabinde sıkıyönetim ilanına kadar varabilir. ortak payda burjuvanın sahip olduğu demokrasinin korunması ve sömürü düzeninin korunmasıdır.

mevcut türkiye coğrafyasında yaşananlara ne kadar aşina değil mi ?

Medium:

Red Revolution

2 gece önce bir film indirdim. The Reaping, türkçesi hasat zamanı. Neyse indirdim. Dün gece izleyeceğim açılmadı, çalışmadı vs. Neyse film tavsiyesi emir büyük yerden tarzında bir mâhalden olduğu için mecbur başka bulmaya çalıştım. Buldum da. İndirirken canım sıkıldı. Açtım photoshopu bir wallpaper - duvar kağıdı - yapayım dedim. Ortaya karışık bir şeyler söylemiş gibi hissettim kendimi lan. Neyse buyrun ;

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Links

eXTReMe Tracker

Powered by  MyPagerank.Net